Hukukta deprem gibi tabii afetler mücbir sebep kabul edilir

Eşim Yalova’da çalışıyordu. 17 Ağustos depreminde kaybettim. Bir otelde yatıp kalkıyordu. Çalıştığı yerden maaş bağlandı ancak tazminat verilmedi? Tazminat verilmesi lazım değil miydi?

Öte yandan, otel sahipleri aleyhine şikayette bulundum. Halen bir netice çıkmadı. Ne yapabilirim? Otel sahipleri aleyhine tazminat davası açabilir miyim? Kazanma şansım ve davanın süresi nedir? Başka kimler aleyhine yapabilirim?

Cevap: Kıymetli okuyucumuzun bu sorusu üzerine, birkaç haftalık yazımızı deprem ve bunun üzerine gerçekleşebilecek hukuki durum üzerine ayırdık. Bu cevaplar içinde, kıymetli okuyucumuzun sorularının cevapları da yer alacaktır…

YARALAR SARILIR

Çalışırken vefat eden kişinin mirasçılarına Medeni Kanun hükümlerine göre, kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği İş Kanunu’nda düzenlenmiş bulunmaktadır. Kıdem tazminatı, çalışılan her yıl için bir maaş üzerinden hesap edilir. Bu maaş, çalışana ödenen son maaş olup, brüt rakkamı esas alınır. Mesela, bir kişi 10 yıllık çalışan ise, son aldığı maaş net 300 milyon Tl ise ve brüt 400 milyon TL yapıyor ise 400 milyon Tlx10 yıl : 4.000.000.000 TL kıdem tazminatı ödenmelidir. Bu bedel süresinde ödenmez ise İş Kanunu hükümlerine göre mirasçıların dava açması halinde ve mevduat faiziyle birlikte tahsil etmesine hukuk imkan tanımaktadır.
Esas itibarı ile hiçbir işveren, çalıştırdığı kişinin kıdem tazminatını ödememezlik yapmaz. Dahası böyle bir zelzele neticesinde bu durum vuku bulmuş ise, bunun öncelikle ödeneceği inancındayım. Burada bir yanlışlık olduğundan bahisle işverenle yeniden görüşmenizi tavsiye ederim.

HUKUKİ SORUMLULUK

Deprem, hiç kimsenin beklemediği bir anda ve tabii bir afet olarak meydana gelen, fevkalade bir haldir. Biz bu hali teknik olarak araştırabiliriz. Ancak, hukuki neticeleri olarak da ayrıca incelemenin faydalı olduğu inancındayız. Zira, özellikle belirli kalitede ve standartta yapılmayan binalar için, müteahhidinden sorumlu müdürüne kadar, belediyesinden mal sahibine kadar kişilerin bu hukuki düzenlemeyi bilmeleri ve tedbirli davranmaları gereklidir kanaatindeyiz. Aksi takdirde, hukuku bilmemenin mazeret olmadığını başlarına geldiğinde anlamak zorunda kalırlar ama o zaman da iş işten geçmiş olur.

MÜCBİR SEBEP

Doğrusu genel hukuk kurallarının içinde ve uygulamada deprem gibi tabii afetler mücbir sebep kabul edilir. Mücbir sebep olan ahvalde ise, sorumluluk düşünülemez. Bunun için, mücbir sebep kavramı ile kusurlu davranış kavramlarının burada yarışmakta olduğunu görmekteyiz. Elbette, tabii afetlere hiç kimsenin diyeceği olamaz. Çünkü, önceden öngörülemeyen bir sebepten dolayı sorumluluk düşünülemez. Ancak, ülkemizin deprem kuşağında olduğu, depreme dayanıklı yapı inşasının şart olduğu ve inşaatta Bayındırlık Bakanlığı’nın getirdiği belirli standartlar bulunması gerektiği gibi teknik lazimeler nazara alındığında ise, kusur durumunun önem kazandığını görmekteyiz. Bundan dolayı, depremlerin sonucunda da birkısım insanlar açısından hukuki sorumluluk doğabileceği düşüncesindeyiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>