Ev sahibi olmak için okunacak dualar

Vatandaşlarının “şöyle başını sokacak kadar bir ev sahibi olmak için yanıp-yakıldığı memleketlerden biri de biziz.
Türkiye’de bir ömür, bir ev ve bir araba kadar değerlidir.
Çok kere karı-koca, birlikte çalışıp didinerek emekliliğe yakın yıllarda zar-zor bir evle bir araba satın alabilirler. Son zamanlarda buna bir de mütevazı bir yazlık eklenmiştir.
Buna rağmen her çalışanın evi, hele hele hem evi hem arabası yoktur.
Evi, arabası, yazlığı olansa küçük bir nüfus.
Ne yazık ki Türkiye’de bunlara sahip olmak fevkalade meşakkatlidir. Bir ev satın alacak kadar para tasarruf etmek geçimden arta kalanla olduğu için zorun zorudur. Emekli olduktan sonra 25-30 yıllık emek karşılığında bir yuvaya kavuşmaksa artık hayaldir. “Mütekaid” eline geçen “toplu para” ile ev değil, beğendiği evin balkonunu bile alamaz.
Ev alma çetinliği ne zamandan beri devam eder bilemeyiz ama biz kendimizi bildik bileli bu dert cemiyetin en ağır yüküdür.
Onun için haber mühim.
Yüksek enflasyondan kurtulma ümidi, bankaları asıl yapmaları gereken sahalara yönelmeye başlamış. Bundan böyle vatandaş, banka kredisiyle beğendiği evi satın alıp uzun vadede kira öder gibi borç ödeyerek ev sahibi olacakmış.
Umarız doğrudur.
Herhalde yeni yıl şakası yapılmıyor…
Zihin gündemimizden çıkmayan mevzulardan biri buydu. Hep kendi kendimize sorardık “bankalar, neden Amerika’daki gibi bu yolu açmıyorlar?”
Yüksek faizle kolaydan para kazanmak, daha tatlı geliyordu.
İkincisi de vadeler, enflasyon karşısında eriyip tükendiğinden sistem kurulamıyordu…
İnşallah bu iki engel ortadan kalkmakta.
Haberi sevinçle okuduk.
Milyonlarca vatandaş da aynı sevinci yaşamıştır.
Eğer bu yol açılabilirse inşaat sektörü, Türk ekonomisini sürükleyip götürür. Öyle bir alan ki ihtiyaç, insan nesli, devam ettikçi eksilmeyecektir. -Cenab-Hak, muhafaza buyursun- nüfus artış hızımız dursa dahi mevcut ihtiyaç yine hızlı bir lokomotif görevi yapar.
‘80-90 arası Toplu Konut faaliyetlerinin getirdiği bereket unutulmamıştır.
Tarih, tekerrür ediyor.
Böylece “evsiz-barksız” ve bu sebeple içten içe kederli milyonlar, AB’ye giriş işaretlerinin ilk semerelerine kavuşuyorlar. Başlar yerden kalkacak, cemiyetin kuvve-i mâneviyesi artacaktır.
İnşallah…
İnşallah..
İnşallah.
Kiracıyı ev sahibinin insafından kurtarmak ne kadar sevap. “Dünyada mekân ahirette îmân” vecizesi evin ehemmiyetini ifade etmede en kudretli cümledir.
Dünya evine girmeye “evlenmek” denmesi boşuna değil.
Ümid ederiz mekanizma çalışır.
Eş-dost-ahpap işi olmaz.
Vatandaşın tasarrufları ile hayalleri yele verilmez.
Ev mes’elesi hallolursa enflasyon da kendiliğinden düşmeye başlar. Onun için kira artışlarına sınırlama ile ekonomik hamlelere başlandı.
Evi olmayanlar, bu fırsatı değerlendirmeliler. Cesareti elden bırakmasınlar. Sevgili Peygamberimiz -aleyhisselam- “evlenenle ev alana Allahü teâlâ yardım eder” buyuruyor.
“O diyorsa doğrudur.”
Daha ötesi var mı?

Ev Sahibi Olmak İçin Dua
Mal mülk sahibi olmak isteyen her namazın sonunda 1 Fatiha bir Ayetelkursi ve şehide’llahu ennehu okuyun

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

**Şehidallahü ennehu la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ülül ilmi kaimen bil kıst,la ilahe illa hüvel azizül hakim.inneddine in’dallahil islam,ve mah’telefellezine utül kitabe illa min ba’di ma caehümül ilmu bağyen beynehüm,ve men yekfur bi ayatillahi fe’innallahe seriul hisab.( BU BÖLÜM 1 KERE OKUNACAK)

okuduktan sonra

AL-İ İMRAN ‘daki :

“Kulillahümme malikel’mülki tu’til ‘mülke menteşaü ve tenzi’ul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü menteşaü ve tüzillü menteşaü ,biyedikel ‘ hayr, inneke ala külli şey’ in kadir.Tulicülleyle finnehari ve tulicünnehara filleyl , ve tuhricül’ hayye minel’ meyyiti ve tuhricul ‘ meyyite minel hayy, terzüku men teşaü bi gayri hisab.”(41 DEFA OKUNACAK)
bölümünü her gün 41 defa okuyan ev Sahibi olur Allah ın izniyle..

Ev sahibi olmak için okunacak dualar” üzerine 3 düşünce

  1. Düşük gelirli de ev sahibi olmalı
    Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER), ABD’nin en büyük konut kredisi kuruluşu Amerikan İpotekli Konut Kredileri Birliği (Fannie Mae) ile işbirliğini geliştiriyor. İki kuruluş dün ortak bir seminer gerçekleştirdi ve konut kredilendirmede yeni enstrümanları tartıştı. Hilton Oteli’ndeki seminerde konuşan Fanni Mae yöneticilerinden Juan Wilson “Düşük ve orta gelirli insanların ev sahibi olması konusunda Türkiye için tek bir model öneremiyoruz. Ancak, düşük ve orta gelirli kesimin ev sahibi olması teşvik edilmesi gereken bir konudur. Vergi muafiyeti, sübvansiyon, borç verme gibi kolaylıklar sağlanmalı” dedi. GYODER Başkanı Hakan Kodal ise “Bankalar birden bire sektöre girmek için 10-20 yıl vadeli kredi vermeye başladı. Bu da gayrimenkul sektörünün hızla büyüyeceğini gösteriyor. Ancak, herşeye rağmen bu tür kredilerde ‘fon’ sorunu bulunuyor. Sistemin gelişmesi için makro dengelerin daha da iyileşmesi gerekiyor. Ayrıca sektörün finansal altyapısının da güçlenmesi lazım. Bu konuda devlete büyük görevler düşüyor” diye konuştu.

  2. Duaları hayata taşımalıyız.
    İnançları konusunda çok daha hassas olan insanlarımız, Ramazan ayında daha da hassaslaşıyor.

    Camiler geziliyor, hatimler indiriliyor, sadakalar veriliyor…ve daha birçok sevap kapıları aranıyor. Dini duyguların zirvede olduğu bu gufran günlerinde karşımıza mavi boncuklar, nazar duaları..v.b. şeyler çıkıyor. Bizler de dini heyecanla bunlara yöneliyoruz. Dua ve ayetlerin yazıldığı levha ve kolyelerin dinimizdeki yerini Prof. Dr. İbrahim Canan ve Fetva Kurulu Başkanı Adülaziz Bayındır Bey’e sorduk. Hocalarımız boncukların belki psikolojik bir faydası olabileceğini ancak, bizzat nazar için nazar duasının bulunduğunu ve nazara karşı boncuk taşımak yerine bu duanın okunması gerektiğini dile getirdiler. Peygamberimizin hayatının adeta dualarla süslü olduğunu ve karşılaşabileceğimiz her durum için O’nun (s.a.v.) sünnetinde mutlaka bir duanın bulunduğunu ifade ettiler.

    DUA MUTLAKA OKUNMALI

    Duanın taşınmaktan ziyade okunmasının çok daha faydalı olacağına dikkat çeken İstanbul İl Müftü Yardımcısı ve Fetva Kurulu Başkanı Abdülaziz Bayındır, “Duada esas olan, kişinin Cenab-ı Allah’a samimi olarak yalvarmasıdır” dedi. Ramazan ayının başlı başına bir ibadet ayı olduğunu ifade eden Abdülaziz Bayındır, bu ay içerisinde yapılacak duaların makbul olacağını dile getirdi. Duanın yazıldığı metnin vatandaşların üzerinde taşımasının bir mahzuru bulunmadığını kaydeden Bayındır, bu tür duaların psikolojik faydalarının görülebileceğini de sözlerine ekledi.

    “DUA EDİN, İCABET EDEYİM”

    Duanın ehemmiyetini, “Dua edin, icabet edeyim (Gafir 60)” ve “Duanız olmazsa Allah nazarında hiç bir kıymetiniz yok (Furkan 77)” şeklindeki ayetleri hatırlatarak ifade eden Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Canan ise Hz. Peygamber’in (s.a.v) her türlü musibet ve kötü hallere karşı korunmak için dua ettiğini ve insanları da Allah’a yönelmeye teşvik ettiğini söyledi.

    Prof. Canan, cami civarlarında ayet olup olmadığı ayırt edilemeyecek derecede küçük yazılmış, ne olduğu belli olmayan metinlere itibar edilmemesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. İbrahim Canan, her türlü derdin çaresinin dualarda mevcut olduğunu, bizzat yapılan duaların yanısıra, yazılı dua metinlerinin taşınabileceğine dair çeşitli görüşlerin de bulunduğunu sözlerine ekledi.

    NAZAR HAKTIR

    Meşhur hadisçilerden İbnu Hacer’in “Göz değmesi haktır” hadisinden çıkardığı hükümler meyanında ‘Göz değmesi herhangi bir şeyin boşa gitmesiyle olur’ hükmünü çıkartabiliriz” diyen Prof. Dr. Canan, “Bakan kimse haset etmiş olmasa da baktığı kimsenin dostu da olsa nazarı değebilir” dedi.

    Göz değmesine karşı Resulullah aleyhissalâtu vesselâmın Fatiha Suresi Ayete’l-Kürsi ve Muavvizateyn (Felak ve Nas sureleri)’ni okumayı tavsiye ettiğini ifade eden Canan, dua ederken dikkat edilecek hususları şöyle sıraladı:

    Sağlam bir inanç, haramdan sakınmak, dua anında kalbi gafletten korumak, bir miktar sadaka vermek, mübarek vakitleri kollamak Peygamberimize salavat getirmek, duadan önce istiğfar etmek ve dua esnasında Fert, Hayy, Kayyum, Adl, Hakem gibi çeşitli isimleri ile Allah’a yalvarmak. NASIL DUA EDİLMELİ? Sağlam bir inanc Haramdan sakınmak Dua anında kalbi gafletten korumak Bir miktar sadaka vermek Mübarek vakitleri kollamak Peygamberimize salavat getirmek Duadan önce istiğfar etmek Dua esnasında çeşitli isimleri ile Allah’a yalvarmak

  3. Yıllardır vatandaşın sıkıntıya girmeden ev sahibi olabilmesini sağlamada bir slogan haline gelen “Kira öder gibi ev sahibi olmak” sistemi, sonunda hayata geçecek. Enflasyonun tek haneli rakamlara doğru hızla ilerlemesi üzerine, bu sistemi hayata geçirecek mortage (ipotek bankacılığı) sistemi üzerinde çalışmalar hızlandı. Bu sistemde Hazine arazileri değerlendirilecek, sağlıklı bir ipotek sistemi kurulacak. Sisteme, Maliye Bakanlığı da destek olacak. SPK Başkanı Doğan Cansızlar, kira öder gibi konut alımını sağlayan finansman sistemlerinin Türkiye’de de uygulanabilmesi için dünyadaki tüm örneklerin ayrıntılı şekilde incelendiğini söyledi.

    En iyisi ipotek merkezi
    Cansızlar, uzun vadeli konut kredisi verecek kurumlara kaynak sağlayacak, bunun karşılığında kredi veren kuruluşlardan satın alacağı ipotek kredilerini sermaye piyasalarında menkul kıymetleştirme yoluyla satacak bir İpotek Merkezi oluşturulmasının en uygun model olacağının düşünüldüğünü ve çalışmaların Maliye Bakanlığı ile birlikte, bu çerçevede devam ettiğini açıkladı. Yapılan incelemeler sonucunda başta gayrimenkul hukukunu düzenleyen kanunlar olmak üzere, Medeni Kanun, İcra ve İflas Kanunu, tapu sicili mevzuatı ve vergi mevzuatında değişiklikler yapılması gerektiğinin de anlaşıldığını ifade eden SPK Başkanı, değişiklik önerilerinin Maliye Bakanlığı ile ortak hazırlandığını bildirdi.

    20 yıla kadar vade
    Cansızlar, vadeleri 10, 15, hatta 20 yılı bulabilecek gayrimenkullerin hem yerli hem yabancı yatırımcılar için alternatif bir yatırım aracı olduğunu da söyledi. Bu sistemde ilgili kıymetlerin riski azaltılıyor, teminat mekanizmaları oluşturuluyor, ek maliyetler en aza indiriliyor. Bu çalışma ile Hazine arazilerinin de değerlendirilebileceği de belirtiliyor. Cansızlar ayrıca konut sektörünün hareketlendirilmesi açısından gayrimenkul yatırım ortaklıklarının (GYO) desteklenmesi için çalışma yaptıklarını belirterek, “Bu alanda getirilmesi gereken en önemli teşvikler, halen yüzde 18 oranında uygulanan katma değer vergisi oranının konut yapı kooperatiflerinde olduğu gibi yüzde 1 olarak uygulanması ve GYO’lar için tapu harçlarının daha düşük oranlarda belirlenmesine yönelik olarak yapılacak vergisel düzenlemelerdir. Önerimizi Maliye Bakanlığı’na ilettik” diye konuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>