Kangal köpeği nasıl eğitilir ?

Biz Kavacıklı Akın’la (kendisi köpek terbiyecisi olur) kangal muhabbeti yapıyoruz. Minik (defalarca Türkiye birincisi olan dev kangal) önümüzde uyukluyor. Tam o sıra şaşkın bir kurt köpeği köşeyi dönüyor, Minik’le burun buruna geliyor. Akın hiç telaşlanmıyor, sadece “Hayır Minik!” diyor. Minik kafasını tekrar yere koyuyor, şekerlemeye devam ediyor. Tecrübeli terbiyeci “eğer” diyor, “bunlar birbirine dalsalardı ayıramazdık ve muhtemelen kurt köpeği ölmüş olurdu.”
Hayvan fuarında çok köpek var ama 100 kiloluk kangallar herkesin dikkat çekiyor. Düşünün 4 Aylık fıstık bile 40 kilo geliyor. Bu mahzun simalı meraklı bebek koca Alman kurtlarına boğacak gibi bakıyor. Zira kangallar özellikle dört ayaklı düşmanlara karşı hassas oluyor ve dik kulaklılardan (kurda benzediği için olacak) çok huylanıyorlar.
Akın “Kangal köpekleri kalender hayvanlardır” diyor, “Köylerde yemek artıkları ve kuru ekmeklerle beslenir, karınlarını bulduklarıyla doyururlar. Ne yazık ki çiftçi ve çobanlar onların eğitimleri için de çaba harcamıyorlar. Hayvanlar kendi zekaları ile konumunu belirliyor, vaziyetten vazife çıkarıyorlar.”

Bozkırın gür sesi

– Kangal denince benim aklıma dağları karlı Sivas yaylaları geliyor. İçimde sanki bu hayvanı sıcak kentlerde beslemenin eziyet olacağı gibi bir his var.
– Hiç de öyle değil. Eğer hayvan yaşayacağı yörede doğar ya da uygun mevsimde getirilirse intibakta zorlanmaz. Hatta Afrikalı besiciler bile Kangal besler, aslanlara karşı tedbir alırlar.
– Hani “ısıracak köpek dişini göstermez” derler, şimdi bu kangalın sükunetini ona mı yormalı?
– Kangallar genelde sakin hayvanlardır. İpsiz, zincirsiz evin önünde yatar, gelene geçene sataşmazlar. Hatta onun bu kaygısızlığından yakınanlar, ele güne görünsün diye cırtlak bir köpek alır, kangalı zoraki ayaklandırırlar.
– Gücenme ama ilk bakışta tembel bir köpek görüntüsü veriyor.
– Gündüzleri öyledir, bulduğu kuytuya devrilir. Lâkin geceleri fırıl fırıl dolanırlar, belki 100 kilometre yol yaparlar. Bu hayvan bütün umursamazlığına rağmen tehlikeyi hisseder. Hatta bırakın kendi sınırlarını korumayı, diğer köpeklerin de yardımına koşar. Ancak zaman zaman arkadaşlarının kulaklarını da ısırır o başka. Bu hayvan doğuştan kabadayıdır ve ufacık yavrular bile Tatar Ramazan gibi dolanır. Düşünün altı aylık kangallar kurda dalar.
– Bunu nasıl yapıyorlar?
– Dişiler daha hızlı koşar, kurdu arka bacağından yakalarlar, erkekler boğazına dalıp boğmaya çalışırlar.
– Köpek dövüştürmek iğrenç bir şey olmalı…
– Bence de öyle ama ne yazık ki yapılıyor. Zira Anadolu halkı kavgacı köpeklerin genlerinin sağlam olduğuna inanıyor, onların yavrularından edinmek istiyorlar. Bak bu “Balak” çok sert bir köpekti. Adeta 46 raporlu deli gibiydi, affetmeyi bilmezdi. Meydana Van Damme gibi ağır ağır çıkar, üzerine bir vaveyla kopup gelen hayvana bakardı. Ortalık bir an toza toprağa bulanır ve rakibi uluyarak kaçardı. Zaten kangal yavruları üç günlükken didişip boğuşurlar. O yün yumakları kardeşlerinin üzerine atlar, kulağından kapmaya çalışırlar. Senin anlayacağın sürekli antrenman yapar her yönden gelecek saldırılara hazırlıklı olurlar. Bu yüzden yabani hayvanlara bile kafa tutarlar. Mesela çıta ve vaşakla başeder, sıradan bir panteri bayağı zorlarlar.

Tehlikeyi hissederse…

– Bu kadarını bilmiyordum
– Kediler büyük ve güçlü olsalar da hep arkalarına bakar, sıkışınca çıkacak ağaç ararlar. Ama kangalların şanzımanında geri vites yoktur. Sonuna kadar gider, ölümüne boğuşurlar. Rakiplerine korku salacak kadar kararlıdırlar.
– Çok şaşırtıcı
– Aslında kangallar eziktir, kibirsizdir, kimseye zevalleri olmaz. Miniği görüyorsun işte her zaman böyledir, kafasına kedi koy, dönüp bakmaz. Ama tehlikeyi hissetti mi tutulamaz, öleceğini bilse kaçmaz.
– Diyelim yanlışlıkla bir araziye girdik ve karşımıza kangal çıktı
– Bir kere kesinlikle karşı gelme ve mümkünse yatarak hareketsiz kal. Yani senden bir fenalık gelmeyeceğini anlasın. Evet havlar, hırlar, elbiselerini yırtar, belki küçük küçük ısırıklar atar ama boğmaz.
-Peki ya direnirsem?
-Kesinlikle parçalar, hatta kemiklerini bile sıyırır kıyma yapar. Görüyor musun bak. Bu güçte bir hayvan kuzu gibi yatıyor. Kendini sevip okşayan, kulağını kuyruğunu çeken çocuklara gülüyor. Niye? Çünkü onlardan bir tehlike gelemeyeceğini biliyor da ondan.

Kangal köpeği nasıl eğitilir ?

– Kavacıklı Akın’la sohbetimiz sürüyor. Gelelim onun işine…
– Benim işim köpek satmak değil, ancak köpek sahibi olmak isteyenlere yardımcı oluyor, aslı nesli belli, güçlü ve asil hayvanlar buluyorum. Sonra sahibine soruyorum. “Sen bu hayvana hangi vazifeyi vermek istiyorsun? Fabrika mı bekleteceksin, villa kapısına mı dikeceksin, kurda mı salacaksın? Yoksa çarşı pazar dolaştırıp, piyasa mı yapacacaksın?” Şimdi şöyle düşün adam Harward mezunu olabilir ama Tahtakale’nin şartları başkadır. Nice kickboks şampiyonu vardır ki sokak kavgasında yıkılır. Yani şunu demek istiyorum, yaylada kalacak kırda, bayırda, şehirde dolanacak hayvanı sokak arasında eğitmek lâzım. İşte ben de onu yapıyorum.
– Bu nasıl bir eğitim?
– Önce sahibinin ne istediğini öğreniyor, sonra yaşayacağı mekanı görüyorum. Ardından hayvanı küçük bir testten geçiriyorum. Kısa bir ısınma döneminden sonra eğitim başlıyor. Kesinlikle ödül ve dayak yok. Sahibi görünmemek kaydıyle bizi izliyebiliyor. Temel eğitim 10 gün, koruma eğitimi bir ay alıyor. Tasmasız dolanacak hale gelmesi 45 gün sürüyor. Hayvan kedinin, köpeğin, arabanın, seyyar satıcının olduğu şartlarda eğitildiği için günlük hayatında bocalamıyor ve mükemmel itaat ediyor. Zaten kangalın iyiyle kötüyü ayırtedebilme kaabiliyeti çok yüksek. Biz bunu geliştiriyor içinde üç tane, beş tane kötü adamın rol aldığı senaryoları belletiyoruz. Keşke elimizde bir kurt olsa da onlara kurtlu tatbikatlar da yaptırabilsek.
ğ Zeki kurtlar
– Sahi, çok merak ederim, kurt terbiye edilebilir mi?
– Eğer ormana yakın yaşıyorsanız ve hayvanı yavruyken sahiplendiyseniz olabilir. Ancak kurt soğuk hayvandır, okşanmaktan mıncıklanmaktan hoşlanmaz. En ufak hareketinize diş gösterir ve çok somurtkandır. Bırakın misafirlerinizi, kızdırırsanız size bile dalabilir ki, mesafe bırakmanızda fayda vardır. Gerçi bizim özel elbiselerimiz var, onlarla yaklaşır, arayı düzeltmeye bakarız. Hayvan bakar ısırıyor, ısırıyor, bir şey olmuyor, vazgeçer. Ancak kurt çok kurttur, zaten onu korkunç yapan gücü değil zekâsıdır. Zayıf anını sabırla bekler ve hep birlikte saldırırlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>