Beyin göçü sebepleri nelerdir?

Gelecek endişesi taşıyanlar, ya eğitim, ya da çalışmak için kurtuluşu yurt dışında buluyor. Tek sebep ekonomik! Türkiye, ‘beyin göçü’ olarak tanımlanabilecek ‘yurtdışına kaçış’ olayında 34 ülke arasında 24. sırada bulunuyor. Yani bu demek oluyor ki, iyi eğitim gören her yüz kişiden 59′u başka ülkeleri tercih ediyor. Giden gençlerin kimi eğitimi tercih ederken, kimi de okumayı bırakıp çalışmaya başlıyor.İlk tercih hakkı ABD’nin Sadece YÖK’ün hazırladığı bir rapora göre 24 bini Almanya, 15 bini ABD olmak üzere 50 binden fazla genç yurtdışında eğitim görüyor. Türkiye, yurtdışına en çok öğrenci gönderen ülkeler sıralamasında da 11. sırada yer alıyor. Kariyer ve hedef için gençler en çok Amerika’yı tercih ediyor.

Pek çoğumuz hemen bir çırpıda başarılı şarkıcıları, sporcuları ve popüler edebiyat adamlarının isimlerini bütün özelliklerini de dahil ederek sayabiliriz. Fakat dünya bilimine katkı sağlamış, gerek ülkemizde, gerekse yurtdışında başarılara imza atmış birkaç bilim adamının ismini pek hatırlayamayız. Ülkemiz bilim hayatı, yoksulluk ve yoksunluklarla bugüne geldi. Dünyanın en fazla “beyin göçü”nü veren ülkeleri arasında bulunan Türkiye, 1960’larda başlayan ve artık neredeyse önüne geçilemez bir hale gelen beyin göçü‘nü tersine çeviremediği sürece uluslararası başarılara hasret kalmayı da sürdürecek gibi görülüyor. Türk Dil Kurumu (TDK), “beyin göçü” kavramını “İleri düzeyde meslek ve bilim adamları ile uzmanların bir başka gelişmiş ülkede yerleşip çalışmak amacı ile kendi ülkelerinden ayrılması” biçiminde açıklıyor.
Binlerce öğrenci Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya’nın tanımı daha da açıklayıcı nitelikte: “Beyin göçü iyi eğitim görmüş, kalifiye ve yetenekli işgücünün yetiştiği az gelişmiş/gelişmekte olan bir ülkeden gelişmiş bir ülkeye akış/göç olarak tanımlanabilir.” Önceleri doktorlar, mühendisler, bilim adamları ile sonraları sporcular ve sanatçılarla devam eden beyin göçü yüzünden, bütün dünyada isimleri başarı listelerinin en üst sıralarına yazılan kıymetler, -mesela Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Gazi Yaşargil, Arif Mardin, Eyüp Can, Sinan Şamil, Metin Bereketli, Burhan Doğançay ve diğerleri- yaşadıkları ülkelerin başarı puanlarını yükseltiyorlar. Prof. Dr. Kaya’nın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye, beyin göçü en fazla olan 34 ülke arasında 24. sırada bulunuyor. Yani bu demek oluyor ki, iyi eğitim gören her yüz kişiden 59’u başka ülkeleri tercih ediyor. Hindistan, Pakistan, Türk Cumhuriyetleri, Çin, Filipinler, Tunus, İran, Nijerya gibi ülkeler sınıfında olduğumuz beyin göçü yüzünden, yetişmiş ve bütün dünyanın kabul ettiği bilim adamlarımızı ABD, Kanada, Avustralya, Güney Afrika, Almanya veya Fransa gibi ülkelere kaptırıyoruz. YÖK’ün hazırladığı bir rapora göre 24 bini Almanya, 15 bini ABD olmak üzere 50 binden fazla öğrenci yurtdışında eğitim görüyor. Türkiye, yurtdışına en çok öğrenci gönderen ülkeler sıralamasında da 11. sırada yer alıyor.
Onlara sahip çıkılmalı
Prof. Dr. Muammer Kaya, beyin göçünün sebepleri‘ni altı başlıkta topluyor. Bunun başını ekonomik sebepler çekiyor. İkincisini de siyasî sebepler. Gençlere sahip çıkılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Muammer Kaya, krizlerle artan işsizliğin beyin göçü‘nü hızlandıran bir başka ‘etken’ olduğunu söyledi. Kaya, “Bütün bu sorunlar ışığında, aslında başarılı olan ama kendini ortaya koyma fırsatı bulamayan Türk bilim adamının bir an önce kazanılması gerekiyor. Yetişmiş beyinlerini başka ülkelere kaptıran ve gelişmişlik yolunda ciddi yaralar alan Türkiye’nin beyin göçünü tersine çevirmek için âcil önlemler almasının zamanı geldi de geçiyor bile…” diyor…
Tersine göç mümkün
Kalp naklinde Dünya’nın sayılı isimleri arasında yer alan ve bugüne kadar yaklaşık 400 civarında başarılı organ nakli yapan Prof.Dr. Adnan Çobanoğlu ise daha farklı bir duruş sergiliyor. ABD’de eğitim gören ve uzan yıllar bu ülkede kalan Çobanoğlu, ABD’nin Oregon eyaletinde kalp nakli programını başlatan bilim adamı olarak tanınıyor. 30 yıl kaldığı bu ülkeden, hem de üniversite ana bilim dalı başkanıyken Türkiye’ye dönen Çobanoğlu, beyin göçü‘nün bir ülke için zararlarının farkına vardığını söylüyor. Onun da temennisi artık tersine bir beyin göçü`’nün başlaması… Beyin göçü‘nü hızlandıran sebepler arasında, görünürde, eğitimin yetersizliği, bilim adamlarının yeterli araştırma imkanı bulamaması, ülkenin içinde bulunduğu sürekli kriz hali, bilimsel projelerin ciddiye alınıp değerlendirilmemesi olsa da, temel sorun bilim, teknoloji ve Ar-Ge’ye verilen önemin yetersizliğidir. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre, 10 bin kişiye düşen Ar-Ge personeli sayısı ülkemizde 1990 yılında binde 6.7 iken, bu sayı 2000 yılında ancak binde 10.5’e çıkabilmiştir. Bu oranın Rusya’da binde 153, Japonya’da binde 136, Almanya’da binde 116 olduğunu belirtelim.
Çoğunun gözü yurtdışında
www.insankaynaklari.com tarafından 17-18 Nisan 2003 tarihleri arasında yapılan beyin göçü araştırmasının sonuçları da bir hayli ilgi çekici… Kariyer ve hayallerini gerçekleştirmek için yurtdışını tercih eden gençlerin oranı yüzde 72.65 iken; Amerika’yı tercih edenlerin oranı yüzde 38.04, İngiltere’yi tercih edenlerin oranı yüzde 11.41, Kanada’yı tercih edenlerin oranı ise yüzde 19.84 olarak belirlenmiş. Anketin en önemli sorusu ve bu soruya verilen cevap ise aynen şöyle: “Siyaset ve iş çevreleri beyin göçü konusuna yeterli duyarlılığı gösteriyorlar mı?” Evet, gösteriyorlar diyenlerin oranı yüzde 1.81 Hayır, göstermiyorlar diyenlerin oranı ise yüzde 98.19 Beyin göçünü durdurmak için Türkiye’de ekonominin düzelmesini isteyen gençlerin oranı yüzde 17.27 iken, zihniyet değişmeli diyenlerin oranı da 29.09 olarak ortaya çıkmış. Beyin göçü‘nün yükselen bir ivmeyle devam ettiğini gösteren soru ve cevapları da şöyle: “Sizce aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin gelecekte karşısına çıkacak en önemli sorundur?” Avrupa Birliği üyeliği yüzde 5.67 Ekonomik krizler yüzde 23.77 Beyin göçü ve istihdam yüzde 30.90 Siyasi istikrarsızlık yüzde 37.93
Önleyici tedbirler
Birçok uluslararası veri, Türkiye’nin bilimsel yayınlara da yeterli yatırımı yapmadığını ortaya koyuyor. Dünya örneklerine yer vermenin anlamsız olacağı bu tablolarda, örneğin, fen bilimleri atıf endeksinde taranan dergiler içinde yer alan Türkiye adresli 6 bin 74 bilimsel yayın ile 25. sırada yer alıyor olmamız, 2000 yılı içinde yılda sadece 3 bin 442 buluş ve patent başvurusunun yapılması (ki bu rakam gelişmiş ülkelerin günlük başvuru sayısına eşittir) durumun vahametini ortaya koyması bakımından dikkat çekicidir. İnsan Kaynakları Yönetimi Derneği’nce yapılan bir araştırma, “fırsat bulunca yurtdışına gitmek isterim” diyenlerin sayısının yüzde 30 olduğunu gösteriyor. Devlet yetkilileri, her ne kadar “beyin göçü hakkında ciddi bir veri yok” dese de, yurtdışında eğitim gören ve yaşadıkları ülkelerde gerçekleştirdikleri başarılı bilimsel çalışmalarla adlarından söz ettiren isimlerin varlığı inkar edilemez. İç ve dış beyin göçünü önlemek amacıyla çalışmalar yapan Dizayn Grup, www.dizayngrup.com adresinde, kendini ifade etmek, tanımlamak ve projelerini değerlendirmek isteyenlere çeşitli imkanlar sağlıyor. Proje yöneticisi İbrahim Mirmahmutoğulları, beyin göçü sebebiyle kayıp giden yıldızların ülke içinde kalması için çalıştıklarını söylüyor.
Beyin göçünün sebepleri
1. Ekonomik sebepler Düşük ücret politikası Vergi oranlarının yüksekliği Ekonomik istikrarsızlık Gelecek endişesi
2. Siyasi sebepler
Siyasal istikrarsızlık Siyasetin iş hayatına etkisi
3. Yanlış bilim ve teknoloji politikası
Ar-Ge yatırımlarına önem vermeme Bilim ve teknolojiye değer vermeme Fikir üretiminin para etmemesi Ar-Ge yapı ve yatırım eksikliği
4. Eğitim sistemindeki çarpıklıklar
Kişibaşına en az eğitim harcaması (142 USD) yapan 5. ülke olmamız Eğitim harcamasında 109 ülke içinde 105. sırada bulunmamız Milli gelirden eğitime ayrılan payın dünya ortalaması yüzde 5.2 iken Türkiye’de yüzde 2.2 olması Kalıcı milli eğitim politikasının olmaması Eğitimde fırsat eşitsizliği
5. İşsizlik
Üniversite mezunlarının yüzde 70’inin meslekleriyle ilgisiz işlerde çalışması En fazla işsizliğin üniversite mezunları arasında olması
6. Yabancı dilde eğitim
Yabancı dilde eğitimin beyin göçü‘nde itici güç olması Yabancı dilde eğitimin batıya bedavaya insan kaynağı üretiyor olması

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>