Gülten Dayıoğlu kimdir?

Çocukluğumuzun romancısı Gülten Dayıoğlu, “Fadiş”i yazalı, tam 30 yıl olmuş demek ki?!.. Yazılarını, yaşadıklarını, hayallerini okuduğumuz, bildiğimiz, zaman zaman yazdıklarıyla bizi kendi yörüngesine çeken Dayıoğlu’nun Fadiş’i.. Kuşaktan kuşağa, gönülden gönüle geçerek yılları aşıp, otuz yaşına ulaştı demek… Bir yazar, ilk romanıyla bu kadar tanınabilir miydi başka ülkelerde de? Veya, otuz yıl geçtikten sonra bir roman kahramanının yaş günü kutlanır mıydı?… Fadiş’in 30. yaşı ilk önce Eskişehir’de kutlandı; 15 Mart’ta da İstanbul Pera Palas Oteli’nde düzenlenecek geniş katılımlı bir etkinlikle hatırlanacak, daha sonra diğer illerde…
Masalın sıcaklığı 1960’lı yıllardan bu yana, her yaşta çocuklara, gençlere ve kendini genç hisseden yetişkinlere adayan Gülten Dayıoğlu, Fadiş’in 30 yıl önce doğumundan bu yana irili ufaklı atmışbeşin üzerinde kitap yayınladı. Yazar, Talat Halman’ın da dediği gibi, yazarlık hayatının başlangıcından beri, çocuk ve gençlere “ufuklar” getirmek uğrunda canla başla çalıştı. Her eserinde, kullandığı dilin temel kuralları olan sürükleyici ve sırlarla dolu olayları, canlı ve duru anlatımı, ilginç gözlemleri ile dikkatleri çeken Gülten Dayıoğlu, masalların sıcaklığı, ustalıklı düz yazının berraklığı, şiirsel bir söyleyişi bırakmadı eserlerinde. Fadiş’le başlayan yazı macerasında, çocuk ve gençlere kazandırmayı hedeflediği yeni ufukları, çeşitli şekillerde sundu… Gülten Dayıoğlu’nun ilk romanı Fadiş, yerli yazarlardan çocuk ve gençlik kitapları yayınlamayı hedef edinen Milliyet Yayınları tarafından 1971 yılında basıldı. Çocuk ve Gençlik Kitapları Dizisi’nin yedinci kitabı olarak yayınlanan kitabın, ilk onbin baskısı ikibuçuk ay gibi kısa bir sürede tükendi. Çeviri çocuk ve gençlik kitaplarının ağırlıklı olduğu bir dönemde, Fadiş’in gördüğü ilgi, ülkemizde yerli yazarlara duyulan ihtiyacın da göstergesiydi.
Sempozyum Pera’da Romanı yazmaya 1963 yılında başladığını belirten yazar, o günden bu yana Fadiş’e gösterilen ilginin kendisini çok mutlu ettiğini söylüyor. Artık üçüncü kuşaklara Fadiş’i imzaladığını söylerken, gözleri buğulanıyor. Bugünlerde tek bir isteği var; o da, Fadiş’i film olarak beyazperdede görebilmek… 1971’den bu yana, kuşaktan kuşağa yoğun bir ilgi ile okunarak günümüze kadar varlığını sürdüren Fadiş, 2001 yılında otuz yaşına bastı. Halkın yüreğinde sevgiyle büyüyen Fadiş’in otuzuncu doğum yılı, 2001 yılı içerisinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü, bu etkinlikler çerçevesinde ilk defa Dayıoğlu ile ilgili olarak ulusal nitelikte bir sempozyum düzenledi. Bu sempozyumun bir benzeri, Altın Kitaplar öncülüğünde, 15 Mart günü saat 19.00’da, Pera Palas Oteli’nde gerçekleşecek; daha sonra Ankara, Bursa ve İstanbul’da da çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Kendini Fadiş olarak gören, Fadiş’i kendi kimliğiyle bütünleştiren herkesin bu etkinliğe ilgi göstereceğini düşünüyorum.
Eğitimci ve yazar 1935 yılında, Kütahya’nın Emet ilçesinde doğdu. Öğrenimini Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yaptıktan sonra, İstanbul Atatürk Kız Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine başladı ancak mezun olmadı. Dışarıdan sınavlara girerek ilkokul öğretmeni oldu. İlk eseri “Bahçıvanın Oğlu” adını taşıyan bir çocuk kitabıydı. 1963’te yayınlandı. Çoğunlukla çocuklara hitap eden elliden fazla kitap yazdı. Ayrıca yirmiden çok radyo ve televizyon oyunu yazdı. Birçok ödül alan yazar, evli ve iki erkek çocuk annesi. 1965’ten günümüze kadar Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleri ile çeşitli dergilere yazılar yazdı. 1977’de istifa ederek öğretmenlikten ayrıldı.
Eserlerinden bazıları: Dol (Öyküler, 1970),Geride Kalanlar (Öyküler, 1975), Geriye Dönenler (Öykü-röportaj, 1986), Fadiş (1971), Dört Kardeştiler (1971), Suna’nın Serçeleri (1974), Yurdumu Özledim (1974), Ben Büyüyünce (1977), Dünya Çocukların Olsa (1981), Akıllı Pireler (1982), Işın Çağı Çocukları (1984), Parbat Dağının Esrarı (1989), Midos Kartalı’nın Gözleri (1991), Tuna’dan Uçan Kuş (1992), Gökyüzündeki Mor Bulutlar (1993), Yeşil Kiraz I (1992), Yeşil Kiraz II (1995), Kaf Dağının Ardına Yolculuk (1987), Okyanuslar Ötesine Yolculuk (1990), Bambaşka Bir Dünya: Amerika’ya Yolculuk (1990), Efsaneler Ülkesi Çin’e Yolculuk (1990), Kangurular Ülkesi Avustralya’ya Yolculuk (1991), Kenya’ya Yolculuk (1992), Mısır’a Yolculuk (1994)…

Gülten Dayıoğlu kimdir?” üzerine 1 düşünce

  1. Türkiye’de güzel bir ilk yaşandı ve bir roman kahramanının 30’ncu yılı kutlandı. Çocuk ve gençlik kitaplarının yazarı romancı Gülten Dayıoğlu’nun 1971’de kaleme aldığı ilk romanı “Fadiş”, 30’ncu yaşına bastı. Kutlama töreni Pera Palas Oteli’nin tarihî atmosferinde gerçekleşti. Roman, 1971 yılında Milliyet Yayınları tarafından basılmıştı. Yayınlandığı tarihte, gördüğü yoğun ilgi sebebiyle, ülkemizde çocuk romanları dalında ilk defa “çok satan kitap” olma özelliği kazanan Fadiş, 1979 yılına kadar aynı yayınevi tarafından, yeni baskılarla okurlarına ulaştırıldı. O yıldan bu yana da Altın Kitaplar Yayınevi tarafından aralıksız baskılarla okurlarına ulaştırılıyor.

    Pera’da coşku
    Pera’da gerçekleşen ilk toplantıda edebiyat dünyasının tanınmış simâları da bulundu. Açış konuşmasını yapan Altın Kitaplar Yayınevi Genel Yönetmeni Hüsnü Terek, edebiyat tarihimize mal olmuş bir çocuk romanını yayınlamanın haklı gururunu taşıdıklarını söyledi. Terek, bu yıl 25. basımı gerçekleştirilen roman için Dayıoğlu’na teşekkür ederek, “Böyle bir kitap yazabilmek için Türkiye’nin 30 yıllık değişmeyen gündemini yakalamak gerekiyor” dedi. Gülten Dayıoğlu da 7’den 70’e herkesin severek okuduğu “Fadiş” romanı için böyle bir kutlama töreni düzenlenmesinden mutluluk duyduğunu belirtti. Dayıoğlu, “Bugün gerçekten kızının mürüvvetini gören bir anne gibi heyecanlıyım” diye konuştu. “Fadiş”in edebiyat hayatında bir dönüm noktası olduğunu belirten Dayıoğlu, ilk baskıdaki 10 bin kitabın 2.5 ay gibi kısa bir sürede satılmasının, yazı hayatına devam etmesini sağlayan en önemli gerekçe olduğunu bildirdi.
    Çocuk tiyatroları ve programları uzmanı Dr. Tekin Özerdem de, “Fadiş”in Türk çocuk edebiyatında son derece önemli bir yere sahip olduğunu belirtirken, Doğan Hızlan ise, bir kitabın basımının üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen hâlâ tazeliğini korumasının önemli olduğunu vurguladı.

    Çocuklar önemli
    Daha sonra kendisiyle görüştüğümüz Gülten Dayıoğlu, öncelikle bir kitabın, hele bir çocuk kitabının gündeme gelmesini çok yararlı bulduğunu belirterek, “Aslında sadece Fadiş gündeme gelmekle kalmıyor. Bir bakıma kültür dünyamızın dikkatleri çocuk edebiyatına çevrilmiş oluyor” dedi. Fadiş’in sürekli umut ve duygu yüklü bir yürek taşıdığına dikkat çeken Dayıoğlu, toplumun kitaba değer vermesiyle ve yazarına sahip çıkmasıyla çok daha iyi günlere gidilebileceğine işaret etti. Dayıoğlu,
    “Adeta kuşatma altında olan çocuğun ilgisini kitaplara yöneltmeliyiz. Kitapla büyüyen çocuklar sağlıklı düşüncelere sahip olur. Fadiş’in ve çocuklara yönelik diğer kitapların da buna ciddi anlamda katkı sağladığına inanıyorum. Ben çizilen bütün karamsar tablolara rağmen Türkiye’de güzel şeyler olduğuna inanıyorum. Bilgiyle, kültürle, edebiyatla gelişen çocuklar aydınlık Türkiye’nin gelecekteki mimarları olacaklardır. Onları şimdiden görür gibiyim” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>