Güzel sokak isimleri

Şu an bulunduğum şehrin sokaklarında gezerken gözlerim sokak isimlerini gösteren tabelalara ilişti. Ne kadar güzel isimler bulunmuş: “İncili Çavuş Sokak, Hancılar Sokak, Bedesten Sokak, Bahçeler Sokak…” Her şeyi isimlendirerek sabitleyen geleneğin ne kadar sıcak bir şekilde ruhuma aktığını anlatamam. Bundan beş on yıl önce, yani öğrencilik yıllarımda, Ankara Kayaş semtinde bir adres aramak için dolaştığım sokaklar geldi aklıma. Sokakların isimleri yoktu. Alışılagelen şekliyle sokak isimlerini gösteren tabelalarda, sadece sayılarla belirtilmişti sokaklar. Her şeyi numaralayan, rakamlayan zihniyet ne de güzel bulmuştu işin kolayını. Niçin isim aramakla meşgul olacaksın. Bütün Türkiye’nin sokaklarına yetecek kadar rakam da var nasıl olsa.
Sokakların ölümü Rakamlanmış ve isimlerinden soyundurulmuş bu sokaklar ne kadar estetik mahrumu ve ne kadar da soğuklar. Sokakların ölümü diye düşündüm bunu bir an. Hangi sokak? 65. sokak. Ruhsuz, cisimsiz, sıradan bir sokak canım işte. Halbuki “İncili Çavuş Sokağı” deyince sokak, nasıl da bütün canlılığı ile sakinleri ile geliveriyor aklınıza ve hatıralarınızı nasıl da dalgalandırıyor. Kimsin, nerede oturuyorsun sorusuna 51. sokakta oturuyorum cevabının silikliğine, öldürücülüğüne bir bakın ve inanmazsanız cevabı üç-beş defa tekrarlayın. Bir de bedesten sokak cevabının alımlılığına ve hayat üfleyiciliğine bir bakın. Bu cevap, size Bedesten Sokak’ın bir sakiniyle konuştuğunuzu hissettirir, diğeri ise bir sıradanlığı. Dede Korkut Masalları’nda yeni doğan bir çocuğa isim verilebilmesi için öncelikle çocuğun bir kahramanlık göstermesi gerektiği anlatılır. Çocuk bu kahramanlığı gösterdikten sonra Dede Korkut gelip boy boylar, soy soylar çocuğa bir isim verip, ‘adını ben verdim, yaşını Allah versin’ dermiş. Sokaklara isim verilirken de hemen hemen aynı metodu izlemiş atalarımız. Sokağın adını o sokakta bulunan ayırdedici bir vasfa göre vermişler. Bahçeleri ile meşhursa “Bahçeler Sokak”, tabakhane bulunuyorsa “Tabakhane Sokak” veya sokak yokuş ve çıkarken insanı yoruyorsa “Dik Sokak” ismi konuyormuş. Ya şimdi… Her şeyi düz gören ve tepeden bakan bir mantalite, rakamla bu işi bitiriveriyor. Tarihsiz, geçmişsiz ve geleceksiz bu sokaklar. Sokak olmaya nerede başladığı belli değil. Bunu tespit edebilmeniz için bir öncekini, daha bir öncekini, daha daha bir öncekini bulmak zorundasınız. Önemli olayları yoktur bu sokakların. Bakmayın gazetelerin verdikleri ’72. Sokakta Katliam’ başlıklı yazılarına ve sansasyonel haberciliklere. Bu sokaklardan ne şeyhler geçmiştir, ne çocukların sevgilisi helvacılar, ne de gül satıcıları… Bu sokaklar sıradan insanların sabah erkenden otobüslere, dolmuşlara bindiği, yolların, yazları toz toprak, kışları kar çamur olduğu, insanların ‘urbalarla et, urbalarla kemik’ten ibarek sayıldığı mekânlardır. Bizler dedelerimizin zaman içinde bir dantela gibi ördükleri bu sokaklarda büyüdük. Çocukluğumun geçtiği o sokakları hâlâ bugün isimleri ile hatırlayabiliyorum. Başka şehirlerde, başka ülkelerde ömrümün geri kalanını geçirecek olmama rağmen isim isim hatırlarım o sokakları. Yıllık izinlerimde dolaşırken şehri, gözlerim tabelalarda bütün bir maziyi yaşarım. Ya numaralanmış sokaklarda doğanlar, büyüyenler, yaşayanlar, neyi, nasıl hatırlayacaklar? Arkadaşımı tarif ederken kullanacağım “Fenerci” veya “Feslikhan” ve yahut “Yeni Çeşme Sokak”tan tanımlamaları acaba nasıl yapacaklar? “47. Sokak”tan veya “34. Sokak”tan mı diyecekler?
Dede Korkut metodu Yerden mantar biter gibi biten gecekondu sokaklarına isim vermek için Dede Korkut metodunu uygularsak yandık dediğinizi ve de bıyık altından gülümsediğinizi de görür gibi oluyorum. Canım ille de Dede Korkut gibi yapmanıza gerek yok. Zaten kim böyle yapıyor ki… Yüreksiz ve daha fareden bile korkan çocuklarımıza Fatih, Yavuz isimlerini koyarken hiç bu metodu uyguladık mı? Ama en azından rakam koymak yerine, Cumhuriyet‘in ilk yıllarında soyadı konulduğu gibi sokaklara isim verebiliriz. “Şeyh Osman Sokak, Sancak Sokak, Boyalıca Sokak, Cinci Sokak, Yokuş Sokak, Hancı Emir Sokak, Lale Çıkmazı Sokak, Geçit Sokak, Tahta Minare Sokak…” Sizler de bakın etrafınızdaki sokak tabelalarına veya çocukluğunuzun geçtiği sokakları hatırlayın. İçinizde bir sıcaklık hissettiniz değil mi?…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>