Sefer Görev Emri

Eskiden küçük motosikletlerin ruhsatında bile “Sefer Görev Emri” sütunu vardı.
Yani hin-i hacette seferberlik ilan edilirse, bu motosiklete de görev düşer hesabı. Kaydı zaten ilgili yerlerde var..İhtiyaç hasıl olunca şu kadar zaman içinde filan yere gidip tekmil vereceksin..
Filan yer de, ya bırak git, diyecek..Ya da sana motosikletinle bir görev verecek.
Seferberlik hikayeleri ile büyüyenler bugün azınlıkta. Oysa 70’li yıllara kadar savaş, düşman, seferberlik denilince insanlar çok derinlemesine düşünemiyordu.
Herkesin dinlediği hikayelere göre bir tahayyülü vardı, o da ekmek karnesi, kıtlık, ilaç yokluğu, stok, balta kazma cephaneydi.
Yeni nesilin hayal kurma zahmeti yok.
Bilgisayar oyunları var..Öyle oyunlar ki, savaş şartlarrını birebir yaşatıyor.
Irak örneği var..Afganistan var..
Biraz da hesap kitap var.
Küçük yerler neyse de büyük şehirlerde elektriğin 5-10 dakika kesilmesinin hayatı altüst etmeye yetebileceğini on yaşındakiler bile hesap edebiliyor.
Bu nesil için seferberliğin sembolleri ne olabilir?
…..
15 yıl oldu mu, bir karar almıştık. Kamu yönetiminde belli kademelere gelmek için “Güvenlik Akademisi”nde belli dersleri görme şartı getirmiştik.
Bu yönetmelik miydi, tavsiye miydi bilmiyorum.
Dileğim şu: Halen bu karar geçerli ise, akademideki derslerin yarısını bilgisayar oyunlarına ayırmak lazım.
Yine derslerden önemli bir kısmında yerli yabancı komedi dizileri, filmler, romanlar okutmak lazım.
Hepsinin dünyası değişir.
Biraz da tarih okutmak lazım, diyeceğim ama tarihin resmisi var, sivili var..kamu hizmeti göreceklere de sivil tarih okutmak hoş karşılanmaz herhalde..
Gıda denetimi, trafik denetimi yapar gibi tarih denetimi nasıl yapılır o da ayrı bir konu.
…..
Şunu yüksek katınıza arzetmek istiyorum ki, mopedlere sefer görev emrinin yazıldığı devirler geride kaldı.
Konuyla doğrudan ilgili değil ama güzel bir örnek:
Meclis Başkanımız Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasının savaş sebebi sayılacağına dair bir meclis kararı olmadığını, bu konuda oylama yapılmadığını söyledi.
Bu konulardaki esneklik talebi, “Canım çıkarsınlar ne var bunda” anlamına mı gelir?
Bizim gücümüz ve kararlılığımız yazılı metinlere mi muhtaç?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>