Siyasetçi olmasaydı

Bürokratlar konuşuyor. Zehir zemberek çıkışlar!Açılış ve kapanış veya bir kutlamada ilgili bürokrasinin en yetkili merciî öyle bir nutuk çekiyor ki, konuşma mı dinliyorsunuz, dayak mı yiyorsunuz belli değil. Bu kadar sert, keskin olmaları Türkiye’deki hürriyeti gösteriyor. Nasıl hükûmeti, hatta halkı şiddetle eleştirebiliyorlar diye ülkemizdeki serbestiyetle övünebiliriz.
Hiç gerilmeyin, üzülmeyin; teselli bulun. Ülkemizde bürokrasi özgür.
Burası Saddam’ın ülkesi değil. Yine de hani içimden geçmiyor değil: İlmen, çatışan tarafların siyasetçiler olması lazım. Bürokrasi değil diyorum gönlümden. Siyasetçinin işidir çatışmak. Eleştirecek, karşı çıkacak, belki engelleyecek. Çünkü, bunları bizim adımıza yapıyor. Haklar savunulmak içindir. Onları da o nedenle seçtik. Pısıp, kalsalar hoşunuza mı gidecek?
Tartışmayan parlamento, demokrasi olur mu? Ama, biz, millet olarak, ne gariptir, “Aman siyasetçiler kavga etmesin!” diyoruz. Al gülüm-ver gülüm yapsınlar! Bu tek parti yönetimi olur. Hatta, partisizlikle de idare edebiliriz. Siyasetçi (seçilmiş) sussun; atanmışlar konuşsun. Galiba biz bunu böyle istiyoruz. Böyle olunca da Türkiye’de hürriyet oluyor, demokrasi oluyor mu, bilemem!.. Bürokratlar hoşgörü istemiyor. Çırakman’ı dinleyin. Pekiî, karşı taraf, ötekini ne yapalım? İdam cezasını kaldıralım deyip, sizce “öteki” gördüğünüzü imha psikolojisini satırlarınıza yansıtmanız tezat değil mi?
Öte yandan Bahçeli’ye ve HADEP’li belediye başkanına bakıyorum. Bürokratların keskin üslubu olmaksızın karşılıklı iltifatlarla konuşabiliyorlar. Nazik, medeni üsluplarla. Kötü mü oldu? Ülke barış gördü, Diyarbakır’da.
Ben siyasetçiyi seviyorum. Belki istediğiniz evsafta değiller; ama aman düşünün: Ya olmasalardı? Siyasetçiye sövmeyin. O kadar karalamayın.
Onlar aradan kalkarsa, ne olur diye düşünün. Siyasetçiyi ihya edelim. Daha kalitelilerini isteyelim. Ne ombudsman, ne başkanlık rejimi, geçiniz bunları. Adam gibi bir parlamenter sistem. Daha iyi aday isteyin. Demokrasiye böyle sahip çıkın. Sivil toplumun cılız, hatta belirli kesiminin şaibeli olduğu ülkelerde millî iradeyi parlamento ve onu oluşturan siyasetçiler temsil eder. Öksüz-Yalova kavga ediyorlarmış. Bırakın etsinler. İkisi de kendine göre milli menfaat için mücadele veriyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>