İstanbul’a gelen turist sayısı

Türkiye hem peş peşe gelen ekonomik krizler içinde kıvranıyor, hem de elindeki mevcut potansiyeli harekete geçirmek için elini kaldırmıyor. Bunun en çarpıcı örneği ise İstanbul. Dünyanın en güzel şehirlerinden birisi olmasına rağmen İstanbul’a gelen turist sayısı 10 senedir 2.5 milyonu geçemiyor. Saatlik giriş-çıkışlarla, gemiden inip şöyle bir dolanmalarla ancak buluyor bu sayıyı. Yanıltıcı bir rakam yani. Reel sayı 1 milyon 800 bin turist. Londra’ya 14 milyon ziyaretçi Paris’i senede 40 milyon turist ziyaret ediyor. Londra’da bu sayı 14 milyon civarında. Roma ise 20 milyon turist ağırlıyor her sene. Turizme daha yeni başlayan İspanya, senede 40 milyon turiste ev sahipliği yapıyor ve bunların 8 milyonu Barcelona’yı görüp öyle dönüyor ülkesine. Türkiye’ye ise senede toplam 11 milyon turist geliyor ve bunların sadece 2 milyon kadarı İstanbul’a uğruyor. Onlar da ortalama 2.5 gün kalıyorlar. En iyi otel zincirleri bizde ama… İstanbul’da bugün 60 bini belgeli, 100 binden fazla yatak kapasitesine sahip otel bulunuyor. Dünyanın en tanınmış otel zincirleri de İstanbul’da, ama gelen turist sayısı çok yetersiz! “Tüm bunların sebebi Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaması” diyen Türkiye Oteller Birliği (TÜROB) Başkanı Sinan Babila, her metropoldeki belediye başkanların öncelikle tanıtım işi yaptığını söyledi. Dünyanın en ünlü otel zincirlerinin olmasının yanı sıra tarih, kültür ve tabiat güzelliklerinin buluştuğu İstanbul’un eksik tanıtımdan dolayı adeta cezalandırıldığını ileri sürüyor turizm sektörü temsilcileri.
Kim ne dedi Sinan Babilâ (TÜROB Başkanı): “Berlin Belediye Başkanı, aday olduğu gün 204 gün kongre sözü verdi. Seçildiğinde de elinde çantası kapı kapı dolaştı ve bu rakamı yakaladı. Gürtuna’dan öyle 204 gün falan istemiyoruz ama hiç olmazsa İstanbul’a bu rakamın dörtte biri kadar kongre kazandırması lazımdı. İstanbul’da da başka metropoller gibi kongre yapılsa, bugün 30-35 dolara sattığımız yatağı en az 80 dolara satarız. Oteller olduğu kadar lokanta ve diğer turistik tesisler için de geçerli bu durum. Ömer Faruk Boyacı (Romance Otel Sahibi): “Bir turist İstanbul’da ortalama 2.9 gün kalıyor. Turist için tertiplenen turlar 2.5 günde bitiyor. Halbuki İstanbul’da, bir turiste dolu dolu bir haftalık tur sunulabilir. Yeter ki alternatif turizm kaynakları iyi değerlendirilsin. Mesela, İstanbul’a gelen bir turist Anadolu Yakasını hiç görmüyor. Turizm tesisi yapmakla turizm olmaz; kültür gerekiyor. Bunu en iyi belediyeler yapar ama maalesef belediyelerde bu kültür yok.”
Başbakan Erdoğan: “İstanbul’u bir dünya şehri yapmak öncelikli hedefimiz. Kısa süre sonra 10 milyon turist gelecek bu şehrimize. Vakti geçirmeden 10 bin kişilik kongre merkezi inşa edeceğiz. İstanbul’un ihmale tahammülü yok.”
Ünal Şınık (Dedeman Genel Müdürü): “New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani göreve geldiğinde New York, dünyanın en büyük suç oranına sahip ve pisliğiyle ünlü bir şehirdi. Şimdi New York’ta suç oranı sıfıra yakın, cadde ve sokaklar da pırıl pırıl. İstanbul Belediyesi de çalışıyor ama turizm ve tanıtım çok daha farklı bir olgu. Bir şehrin turizm merkezi yapılması için belediyenin tüm sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapması lazım. Otel, lokanta, fuar, alışveriş merkezi, THY ve esnaf… Herkes bir çatı altında buluşup şehrin röntgeninin çekilmesi lazım. Sonra da teşhis ve tedavi yapılmalı ama bizde bu yok. İstanbul Konseyi kuruldu ama ne zaman toplandığını, ne yaptığını kimse bilmiyor.”
Taner Yallagöz (Yaşmak Otel Sahibi): “İstanbul’da kongre, fuar, sağlık, tarih ve kültür turizmi yapılabilir. Anakent Belediyesi olduğu gibi diğer belediyelerin de bu konunun önemini bilmesi gerekiyor. Bugün 2 bini belgeli, 3 bin yatak kapasine sahip olan Sirkeci’deki otelciler olarak bir araya geldik ve Sirkeci Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği’ni (SİYAD) kurduk. Sirkeci’nin tarihi yapısını korumak, yöremizdeki meşhur köfteci ve diğer lokantaların markalaşmalarını sağlamak için gayret gösteriyoruz ama destek gördüğümüzü söylemek mümkün değil. Turizme şayet belediyeler destek verse, İstanbul’a iki sene içinde 5 milyon turist gelir. 2010’da da bu rakam 10 milyonu bulur.”
Yabancı nasıl bakıyor? Hiç de öyle olmamasına rağmen yabancılar İstanbul’u çok pis bir şehir olarak tanıyor. Ayrıca, Doğu mu, Batı mı olduğunu da bilmiyor. Bizansı, Ayasofya’yı, Osmanlı döneminde yetişen meşhur Mimar Sinan’ı ve onun eseri olan Süleymaniye Camii’ni çok iyi biliyor ama İstanbul’u hiç mi hiç tanımıyor. Ayrıca trafik keşmekeşi en büyük kabûsları. Hiçbir turist arabasıyla gelmek istemiyor; grupla geliyor ve kendilerine gösterilen yerleri görüp gidiyorlar. Halbuki turist gittiği bir şehri tanımak, insanların yaşadığı yerleri dolaşıp, kahvehanesinde bir çay içmek istiyor. Metronun olmaması ise en büyük handikap. Ali Müfit Gürtuna yeteri kadar çalışmıyor da başkaları çalışıyor mu? Hayır. İstanbul’a tayin olan bir vali, şehri tam tanımaya başladığında başka yere tayin ediliyor. Asayiş konusunda ciddi tedbirler almaya başlayan bir emniyet müdürü için de geçerli bu durum. Organizasyon yok, sistem işlemiyor.
Tanıtım yetersiz Dünyanın her metropolünde kongre ve ziyaretçi büroları faaliyet gösteriyor. Şehir belediyesinin finanse ettiği bu bürolar şehrin tanıtımını yapıyor ve turistlerin şehri ziyaretleri esnasında karşılaştıkları problemleri bertaraf etmeye çalışıyor. İstanbul’da da var bu Kongre ve Ziyaretçi Bürosu, ama kaynakları yetersiz olduğu için değil tanıtım yapmak; şehre gelen turistlerle bile ilgilenemiyor. Bütün metropollerin belediye başkanları şehrin tanıtımı için kapı kapı dolaşırken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin böyle bir heyecana sahip olmaması turizimciyi çileden çıkarıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>